Friday , July 28 2017
ANASAYFA / İNGİLİZCE İÇERİKLER / BİLİM & TEKNOLOJİ / BİLİMSEL GELİŞMELER / İngilizce çevre ve bilim çevirileri – Kutup ayıları ve iklim değişikliği
PolarBear_Kuresel_isinma
Kutup ayıları iklim değişikliğiyle mücadele ediyor – İngilizce çeviri notları - Photo credit: wikipedia

İngilizce çevre ve bilim çevirileri – Kutup ayıları ve iklim değişikliği

Merhaba arkadaşlar,

Bugünkü yazımda iklim değişikliği ve kutup ayılarına olan etkisi ile ilgili çeviri notlarıma yer verdim. Umarım sizler için faydalı olur.

4 WAYS POLAR BEARS ARE DEALING WITH CLIMATE CHANGE

Kutup ayıları dört farklı yöntemle İklim değişikliğiyle mücadele ediyor.

A few of these opportunistic predators have found new sources of food as their regular sources diminish—but is it enough to save them?

A few of these opportunistic predators = Bu fırsatçı avcılardan birkaçı

opportunistic predators = fırsatçı yırtıcılar / fırsatçı avcılar

have found new sources of food = yeni yiyecek kaynakları buldu

as their regular sources diminish = düzenli kaynakları azaldıkça

 

It’s a tough time to be a polar bear.

It’s a tough time to be a polar bear = Kutup ayıları için zor bir dönem  / Kutup ayısı olmak için zor bir dönem.

 

The Arctic predators—which depend on constantly diminishing amounts of sea ice to catch marine mammals such as seals—are declining in number, and fast.

The Arctic predators = Kuzey Kutup Bölgesi yırtıcıları / avcıları

depend on constantly diminishing amounts of sea ice = ihtiyac duyduklari / bel bagladiklari deniz buz miktarinin surekli azaliyor olmasi

to catch marine mammals such as seals = fok balığı gibi deniz memelileri yakalamak /avlamak için

declining in number, and fast = hizli bir sekilde sayisi azaliyor

There are fewer than 25,000 polar bears left in the wild, according to the nonprofit organization Polar Bears International. Near the southern Beaufort Sea (map), for instance, the population has dropped about 40 percent between 2001 to 2010, from 1,500 to 900 bears.

There are fewer than 25,000 polar bears left in the wild = doğada 25 binden daha az kutup ayısı kaldı

the nonprofit organization = Kar amacı gütmeyen organizasyon / kuruluş

for instance = for example = örneğin / örnek vermek gerekirse

dropped about 40 percent = yaklaşık yüzde 40 düştü

And as their habitat shrinks, they’ve have been acting strangely. On Wednesday, five bears surrounded a team of scientists at a weather station in Russia, trapping the people inside.

as their habitat shrinks = doğal yaşam alanları küçüldükçe

they’ve have been acting strangely = tuhaf davranışlar sergilemeye başladılar

 

On the same day, elsewhere in the Arctic, scientists representing Canada, Denmark, Norway, Russia, and the United States announced a ten-year plan to prevent polar bears from going extinct. Actions include preserving polar bear habitat and working with policymakers and the public to address climate change.

scientists representing Canada, Denmark etc… = Kanada, Danimarka’yı temsil eden bilim insanları

to prevent polar bears from going extinct = kutup ayılarının yok olmasına dur demek /engellemek

Actions include preserving polar bear habitat = önlemler dahilinde / arasında kutup ayılarının doğal ortamlarının korunması

working with policymakers and the public = kanun koyucular ve kamuoyu ile birlikte çalışmak

to address climate change = İklim değişikliğini ele almak 

 

Also this week, President Obama became the first sitting president to visit the U.S. Arctic, traveling through several Alaska cities to highlight threats posed by global warming.

Also this week = Ayrıca bu hafta

to highlight threats posed by global warming = küresel ısınmanın yarattığı / olsuturdugu tehditleri ön plana çıkarmak / belirlemek icin

But combating climate change doesn’t happen overnight, and the lack of food and habitat means polar bears are getting creative to stay alive.

But combating climate change doesn’t happen overnight = ancak iklim değişikliği ile mücadele bir gecede olmuyor

Here are four strategies polar bears are using to weather our changing planet.

Here are four strategies polar bears are using to weather our changing planet = İşte kutup ayılarının değişen gezegenimizin güçlüklerinin üstesinden gelmek için uyguladığı dört strateji

To weather = gucluk, teklike vb bir durumu atlatmak, savusturmak, tehlikeyi bertaraf etmek, tehlike atlatmak, bir sorunun basariyla ustesinden gelmek…

Başka bir örnek: to weather the storm = zorlukların hakkından gelmek, zorluklara göğüs germek …

 

PUTTING LEFTOVERS ON ICE

Artıkları buzda saklamak / buza yerleştirmek

When a research team in Svalbard, a group of islands in the Norwegian Arctic, recently observed a starving polar bear eating a dolphin and burying the leftovers in the snow to save for later, it was surprising on a lot of levels.

research team = araştırma ekibi / timi

a starving polar bear = aç bir kutup ayısı

eating a dolphin and burying the leftovers in the snow = yunus balığını yeyip artıklarını kara gömmek

to save for later = daha sonraya saklamak

 

For one thing, polar bears generally prefer to eat seals. What’s more, scientists had never observed the predators eating this species of dolphin. And though other bear species, such as grizzlies, store food for later, sticking leftovers into what amounts to a refrigerator is unusual behavior for polar bears.

For one thing = bir kere / önce / önceden

polar bears generally prefer to eat seals = kutup ayıları  genel olarak fok yemeyi tercih ediyor

What’s more = moreover, in addition, furthermore = üstelik /dahası / ayrıca / buna ek olarak

scientists had never observed the predators eating this species of dolphin = bilim insanları yırtıcıların / avcıların, bu yunus türünü yediğini daha önce hiç gözlemlememişlerdi

unusual behavior for polar bears = kutup ayıları için sıradışı bir davranış

EATING PEOPLE’S FOOD

İnsan yiyeceği yemek

Polar bears are “very opportunistic eaters,” Rode says. “They’ll eat anything, and sometimes to their detriment.”

very opportunistic eaters = çok fırsatçı yiyiciler

sometimes to their detriment = Bazen kendi zararlarına olma pahasına

That includes the food and waste that people store in their towns.

That includes the food and waste that people store in their towns = bu yiyecekler, kasabalarda yaşayanların depoladıkları gıdalar ve atıkları da içermekte

 

In 2014, the town of Arviat in Nunavut Territory, Canada, had to cancel regular trick- or-treating and hold Halloween indoors due to concerns that children wandering outside would be at risk of a polar bear attack.

the town of Arviat = Arviat kasabası

had to cancel regular trick- or-treating = çocukların kapıları çalıp şeker topladıkları Cadılar Bayramı’nı iptal etmek zorunda kalmıştı

Not : Cadılar bayramıyla ilgili  kısa bir not’u okumak için buraya tıklayın ve açılan sayfada alt kısımlara göz attın.

trick- or-treat? = Şeker mi şaka mı?

hold Halloween indoors = Cadılar Bayramı’nı içerde kutlamak

due to concerns = kaygılar nedeniyle / endişelerden dolayı

children wandering outside = dışarıda dolaşan çocuklar

polar bear attack = kutup ayısı saldırısı

Ewins says that polar bears are going to have to keep adapting as they forage for food.

to have to keep adapting = adapte olmaya devam etmek zorunda olmak

forage = yiyecek peşinde koşma / yiyecek arama

 

Until climate change is a little more under control, “it’s going to be a few more decades of these problems for animals that are dependent on ice,” he says.

Until climate change is a little more under control = İklim değişikliği biraz daha kontrol altına alınana kadar

decade = onyıl

a few more decades = Bir kac onyil daha = 20-30 yıl civarı

animals that are dependent on ice = buza bağımlı hayvanlar

By Rachel A. Becker, National Geographic

National Geographic: http://news.nationalgeographic.com/

Çok uzun bir yazi olduğu için içeriğin tamamı üzerinde çeviri çalışması yapamadım. Bu nedenle, umarim yine de İngilizce’niz için faydali bişeyler bulursunuz.

Başka bir yazıda görüşmek üzere hepinize mutlu günler dilerim.

Mutlaka Okumalısınız

İngilizce Frida Kahlo Sözleri ve Türkçe anlamları

İngilizce Frida Kahlo Sözleri ve Türkçe anlamları

İngilizce Frida Kahlo Sözleri ve Türkçe anlamları “I drank to drown my sorrows, but the …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *