ANASAYFA / İNGİLİZCE ÇEVİRİ NOTLARI / İngilizce hikayeler ve Türkçe anlamları | Kısa ve basit Hikayeler
İngilizce hikayeler ve Türkçe anlamları
İngilizce hikayeler ve Türkçe anlamları | Kısa ve basit Hikayeler

İngilizce hikayeler ve Türkçe anlamları | Kısa ve basit Hikayeler

Sayfa içeriği :  İngilizce hikayeler ve Türkçe anlamları | Kısa ve basit Hikayeler, ingilizce basit hikayeler, kolay ingilizce hikayeler, kısa ingilizce hikayeler, ingilizce kolay hikayeler

Bu sayfada sizler için İngilizce hikayeler ve Türkçe anlamları, İngilizce kısa hikayeler, İngilizce basit hikayeler ve Türkçe anlamlarını hazırladık. Bu İngilizce hikayeler ve Türkçe anlamları ve İngilizce kısa ve basit hikayelerin sizler için faydalı olacağını umuyoruz. Ayrica, dilerseniz bu İngilizce hikayeler ve Türkçe anlamları ve Kısa ve basit Hikayeleri Facebook, Instagram gibi sosyal platformlarda paylaşabilirsiniz.

İngilizce hikayeler ve Türkçe anlamları | Kısa ve basit Hikayeler

Hanging Together

The cranes were eating grain from his field, so the farmer set a trap and caught several of them.

Among them was a stork.

“You can see I don’t belong here,” said the stork. “I’m a law- abiding bird. Please let me go.”

“You may well be what you claim to be” said the farmer. But I caught you along with these robbers, so you will have to hang with them.

Moral: You are judged by the company you keep.

 

Beraber Takılmak

Turnalar tarladan tahıl yiyorlardı, bu nedenle çiftçi bir tuzak kurdu ve birkaçını yakaladı.

Aralarında bir leylek vardı.

“Benim buraya ait olmadığımı görebiliyorsun,” dedi leylek, “Ben yasalara uyan bir kuşum, lütfen beni bırak.”

Çiftçi, “iddia ettiğiniz gibi olabilirsiniz,” dedi. “Fakat sizi bu soyguncularla birlikte yakaladım, bu yüzden onlarla beraber takılmak zorundasınız.

Hikayeden çıkarılacak ders: Birlikte olduğunuz kişilerle aynı kefede yargılanırsınız.

 

Two Friends and The Bear

Emma and Mike were friends. On a holiday they went into a forest. They were enjoying the beauty of nature. Suddenly they saw a bear coming at them. They were frightened.

Mike who knew climbing trees ran up to a tree and climbed up quickly. He did not think of Emma. Emma did not know tree climbing.

Emma thought for a second. He had heard animals do not prefer dead bodies. He fell to the ground and held his breath. The bear sniffed him and thought he was dead. So, he went away.

Mike asked Emma,” What did the bear whisper into your ears?”

Emma replied, “The bear asked me to keep away from friends like you” and went on his way.

Moral: A friend in need is a friend indeed.

İki Arkadaş ve Ayı

Emma ve Mike arkadaştı. Tatil yaptıklarında bir ormana girdiler. Doğanın güzelliğini yaşıyorlardı. Aniden üzerlerine doğru gelen bir ayı gördüler ve korktular.

Ağaçlara Tırmanmayı bilen Mike, ağaca doğru koştu ve çabucak tırmandı. Emma’yı düşünmemişti. Emma ağaca  tırmanmayı bilmiyordu.

Emma bir saniye kadar düşündü. Hayvanların ölüleri tercih etmediğini duymuştu. Yere düştü ve nefesini tuttu. Ayı onu kokladi ve öldüğünü düşündü. Böylece, onu bırakıp gitti.               

Mike, Emma’ya, “Ayı kulağına ne fısıldadı?” diye sordu.

Emma, “Ayı, benim senin gibi arkadaşlardan uzak durmamı istedi” diye yanıtladı ve yolanı devam etti.

Hikayeden çıkarılacak ders: Dost kara günde belli olur.

 

The Greedy Lion

It was a hot summer day. A lion was feeling very hungry.

He came out of his den and searched here and there. He could find only a small hare. He caught the hare with some hesitation. “This hare cannot fill my tummy” thought the lion.

As the lion was about to kill the hare, a deer ran that way. The lion became greedy. He thought, “Instead of eating this small hare, let me eat the big deer”. He let the hare go and went behind the deer. But the deer had vanished into the forest. The lion now felt sorry for letting the hare off.

Moral: A bird in hand is worth two in the bush.

 

Açgözlü Aslan

Sıcak bir yaz günüydü. Aslan çok acıkmıştı.

Evinden çıktı ve oralarda, etrafı aradı. Sadece küçük bir tavşan bulabildi. Tavşanı biraz tereddüt ederek yakaladı. “Bu tavşan benim karnımı doyurmaz” diye düşündü aslan.

Aslan tavşanını öldürmek üzereyken bir geyik o tarafa doğru koştu. Aslan açgözlülük gösterdi. “Bu küçük tavşanı yemek yerine, büyük geyiği yiyeyim” diye düşündü. Tavşanın gitmesine izin verdi ve geyiğin arkasından gitti. Ancak geyik ormanda kaybolmuştu. Aslan, şimdi tavşanın gitmesine izin verdiği için pişman oldu.

Hikayeden çıkarılacak ders:  Eldeki bir kuş daldaki iki kuştan iyidir.

Bir yazının daha sonuna geldik. İngilizce hikayeler ve Türkçe anlamları, İngilizce kısa hikayeler, İngilizce basit hikayeler sizlere birazda olsa faydalı olmuştur diye düşünüyoruz. Sevgiyle kalın.

İngilizce hikayeler, Kısa ve basit Hikayeler umarim sizler için faydalı olmuştur

İLGİNİZİ ÇEKECEK DİĞER BAŞLIKLAR

Mutlaka Okumalısınız

Almanca cümleler ve Türkçe anlamları | Kalıp cümleler, basit diyologlar

Sayfa içeriği : Almanca cümleler ve Türkçe anlamları | Kalıp cümleler, Almanca cümleler,  Almanca kalıp …

İngilizce iltifatlar ve Türkçeleri

İngilizce iltifatlar, iltifat cümleleri ve Türkçeleri | Sevgiliye özel

Sayfa içeriği : İngilizce iltifatlar, iltifat cümleleri | sevgiliye özel,  ingilizce sözler, ingilizce iltifatlar cümleleri, ingilizce …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *